Zihni Yetersizliğin Türleri        ( Bella Dergisi Aralık 1990 )
Orjinal haberi görüntülemek için buraya tıklayınız
(Resimler büyük boyutta olduğundan ekrana gelmesi 1-2 dk. sürebilir)

Zihni yetersizlik türlerinden olan Hafif Mental Retardasyon, tüm zihni yetersizlik grubunun yüzde seksen beşini oluşturan formdur..Bu formun diğer bir adı da ''öğretilebilir'','' öğrenim görebilir'' gruptur. Bu tür çocuklar, 0-5 yaşları arasında sosyal ve iletişimsel becerileri açısından normale çok yakın gelişme gösterirler ve diğer çocuklardan ayırdedilmeleri daha ileri yaşlara kadar oldukça zordur. Gecikmeli olarak ilkokul eğitimi yapmaları mümkündür. Genellikle ergenlik çağının sonlarına doğru ilkokul öğrenimini bitirebilirler. Tabii bu, uygun tedavi ve eğitim ile gerçekleşebilir. Erişkinlik döneminde, kendi yaşamlarını, asgari derecede yönetebilecek becerilere sahip olurlar. Ancak olağan dışı değişiklikler, sosyal ve ekonomik zorlanma hallerinde rehberlik ve destek ihtiyacı vardır.

ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMi

Daha önce de söz ettiğimiz gibi teşhisi kolay olmayayan bu tür çocukların tedavi ve eğitim şansı erken ele geçmeleri ile doğru orantılı olarak artar. Orta Düzeyde Mental Retardasyon grubuna giren çocuklar da bir önceki grup gibi öğretilebilme şansına sahip olmaları ne- deniyle, daha çok eğitilebilir çocuklar olarak adlandınlırlar. Tüm zeka sorunu olanlar arasında yüzde onluk bir bölüm teşkil eden çocuklar, uygun eğitimle kendi bakımlarını üstlenmeyi başarabilecekleri gibi, lisan ve iletişim kurma becerilerini de kazanabilirler. Ancak, genellikle ilkokul ikinci sınıftan öteye gidemezler. Yakın denetim altında, karmaşık olmayan işlerde çalışabilirler , tanıdık bölgelerde seyahat edebilirler. Yalnız, kesinlikle sürekli denetim ve destek ihtiyacı gösterirler.

AĞIR MENTAL RETARDASYON

Ağır ve çok ağır Mental Retardasyon grubuna giren çocuklara gelince.. Bu iki gruba giren çocukların akademik öğrenim görmeleri mümkün değildir. Yalnızca bu dilimin üst sınırında yer alanlar , uygun eğitim, destek ve bakım ile basit beceriler kazanabilirler. Örneğin alfabeye aşinalık kazanabilir ve ezberledikleri bazı kelimeleri okuyabilirler. Tabii bunlar basit kelimelerdir. WC- kadın, erkek, stop ve buna benzer kelimeleri okuyabilirler yani. Yakın denetim altında kurumlar, ya da ailelerinin yanında hayata oldukça iyi intibak gösterirler ve bazı çok basit işlerde gene sıkı bir denetim altında çalışabilirler.

AiLE VE ÇEVRENiN ÖNEMi

Öte yandan, tam zihni yetersizliği bulunan çocukların sağlık ve mutluluğunda aile ve toplumun çok önemli rol oynadığına da değinen Psikolog Dr. Güvençer, sözlerini şöyle sürdürüyor: " Bu türdeki çocukların yaşadıkları çevreye ve topluma uyumu, üretken bireyler haline gelebilmeleri başta aile olmak üzere çocukla ilgili her bireyin ve toplumun ilgisine, dolayısıyla da bu konudaki tavrına direkt olarak bağlıdır. Özellikle ailenin, toplumda ne yazık ki var olan yanlış ve zararlı önyargılardan arınması gerekir. Yani zeka özürlülerin deli oldukları, saldırganlığa, suça, ahlaki düşkünlüğe doğuştan eğilimli bulundukları şeklindeki yanlış düşüncelerden kurtulmaları zorunludur. Ayrıca aile ve toplumun doğru bilgilerle donanması ve en önemli olarak da erken teşhisin değerini kavramaları ve bu alanda çalışan uzmanIar ile sürekli temas halinde bulunmaları gereklidir.