|
Zihni
yetersizlik türlerinden olan Hafif Mental Retardasyon, tüm zihni
yetersizlik grubunun yüzde seksen beşini oluşturan formdur..Bu formun
diğer bir adı da ''öğretilebilir'','' öğrenim görebilir'' gruptur.
Bu tür çocuklar, 0-5 yaşları arasında sosyal ve iletişimsel becerileri
açısından normale çok yakın gelişme gösterirler ve diğer çocuklardan
ayırdedilmeleri daha ileri yaşlara kadar oldukça zordur. Gecikmeli
olarak ilkokul eğitimi yapmaları mümkündür. Genellikle ergenlik
çağının sonlarına doğru ilkokul öğrenimini bitirebilirler. Tabii
bu, uygun tedavi ve eğitim ile gerçekleşebilir. Erişkinlik döneminde,
kendi yaşamlarını, asgari derecede yönetebilecek becerilere sahip
olurlar. Ancak olağan dışı değişiklikler, sosyal ve ekonomik zorlanma
hallerinde rehberlik ve destek ihtiyacı vardır.
ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMi
Daha önce de söz ettiğimiz gibi teşhisi kolay olmayayan bu tür
çocukların tedavi ve eğitim şansı erken ele geçmeleri ile doğru
orantılı olarak artar. Orta Düzeyde Mental Retardasyon grubuna giren
çocuklar da bir önceki grup gibi öğretilebilme şansına sahip olmaları
ne- deniyle, daha çok eğitilebilir çocuklar olarak adlandınlırlar.
Tüm zeka sorunu olanlar arasında yüzde onluk bir bölüm teşkil eden
çocuklar, uygun eğitimle kendi bakımlarını üstlenmeyi başarabilecekleri
gibi, lisan ve iletişim kurma becerilerini de kazanabilirler. Ancak,
genellikle ilkokul ikinci sınıftan öteye gidemezler. Yakın denetim
altında, karmaşık olmayan işlerde çalışabilirler , tanıdık bölgelerde
seyahat edebilirler. Yalnız, kesinlikle sürekli denetim ve destek
ihtiyacı gösterirler.
AĞIR MENTAL RETARDASYON
Ağır ve çok ağır Mental Retardasyon grubuna giren çocuklara
gelince.. Bu iki gruba giren çocukların akademik öğrenim görmeleri
mümkün değildir. Yalnızca bu dilimin üst sınırında yer alanlar ,
uygun eğitim, destek ve bakım ile basit beceriler kazanabilirler.
Örneğin alfabeye aşinalık kazanabilir ve ezberledikleri bazı kelimeleri
okuyabilirler. Tabii bunlar basit kelimelerdir. WC- kadın, erkek,
stop ve buna benzer kelimeleri okuyabilirler yani. Yakın denetim
altında kurumlar, ya da ailelerinin yanında hayata oldukça iyi intibak
gösterirler ve bazı çok basit işlerde gene sıkı bir denetim altında
çalışabilirler.
AiLE VE ÇEVRENiN ÖNEMi
Öte yandan, tam zihni yetersizliği bulunan çocukların sağlık
ve mutluluğunda aile ve toplumun çok önemli rol oynadığına da değinen
Psikolog Dr. Güvençer, sözlerini şöyle sürdürüyor: " Bu türdeki
çocukların yaşadıkları çevreye ve topluma uyumu, üretken bireyler
haline gelebilmeleri başta aile olmak üzere çocukla ilgili her bireyin
ve toplumun ilgisine, dolayısıyla da bu konudaki tavrına direkt
olarak bağlıdır. Özellikle ailenin, toplumda ne yazık ki var olan
yanlış ve zararlı önyargılardan arınması gerekir. Yani zeka özürlülerin
deli oldukları, saldırganlığa, suça, ahlaki düşkünlüğe doğuştan
eğilimli bulundukları şeklindeki yanlış düşüncelerden kurtulmaları
zorunludur. Ayrıca aile ve toplumun doğru bilgilerle donanması ve
en önemli olarak da erken teşhisin değerini kavramaları ve bu alanda
çalışan uzmanIar ile sürekli temas halinde bulunmaları gereklidir.
|