|
"12
yaşındaki otistik A., müziğe asla katlanamıyordu. Müzik sesi duyar
duymaz kulaklarını yastıklarla kapatıyordu. 1O seanslık tedaviden
sonra şimdi müzik dinleyebiliyor".
Psikolog Dr. Murat Güvençer, yurtdışında, yıllardır kullanılan "auditory
integration training" (işitsel eğitim) kürünü Türkiye'de uygulamaya
başladıktan sonra aldığı ilk sonucu böyle anlattı. Ancak, hemen
belirtmek gerekiyorki, bir alet yardımıyla tüm frekansların eşit
düzeye getirilmesini, böylece dış dünyanın aynı duyarlıkla algılanmasını
amaçlayan bu tedavi, "mucİzevi bir iyileştirme" sağlamıyor. Güvençer,
otistik, hiperaktif ve disleksialı çocuklarda olumlu sonuçlar alındığını,
ancak hiçbir yarar sağlanamadığı vakalar da bulunduğunu özellikle
vurguluyor.
Dr. Güvençer'in verdiği bilgiye göre, "auditory integration training"
in yaratıcısı Dr. Guy Berard, tedavide kullanılan cihazı geliştirebilmek
için 30 yıl çalışmış. 2 binden fazla hasta bu yöntemden yararlanmış.
Dr. Berard'ın 47 otistik hastasından biri tamamen iyileşmiş, ötekilerde
de olumlu gelişmeler belirlenmiş. Tedavi görenlerin çoğunluğunda
olumlu gelişmeler görülmekle birlikte hiçbir yarar sağlanamayan
hastalar da olmuş. Bir grup otistik üzerinde gerçekleştirilen uygulama
sonuçlarına göre, dil kullanımında yüzde 62 oranında olumlu gelişme
belirlenmiş.
En fazla gelişme dikkatte
Bu otistiklerin yüzde 21'inde ise uygulama sonunda dil kullanımında
hiçbir gelişme görülmemiş. Sosyal ilişki konusunda olumlu gelişme
oranı yüzde 62, gelişme kaydetmeyen otistik oranı ise yüzde 14.
Davranış kontrolünde olumlu gelişme oranı yüzde 50; bu oran, ses
hassasiyetinde yüzde 70'e, dikkat konusunda ise yüzde 67.5'e çıkmış.
Psikolog Dr. Murat GÜvençer, yurtdışında 7-8 yıldır kullanılan bu
yöntemi Türkiye'ye getirmeden önce uzun süre araştırma yapmış ve
uygulamaya karar vermiş. Bir süredir otistik, hiperaktif ve disleksialı
(bir çeşit öğrenme bozukluğu) hastalarda bu yöntemi uyguladığını
anlatan Dr. Güvençer, bu tedavi yöntemikonusunda şu bilgileri veriyor:
Bu tedavide amaç, tüm frekansların eşit düzeye getirilmesi. Frekansların
eşit düzeye getirilmesiyle kişi, dış dünyayı eşit hassasiyetle alıyor.
Aşırı hassasiyet varsa bu, yüzde 70 oranında kayboluyor. Bu, her
biri yarımşar saatlik toplam 20 saatten oluşan bir kür. Günde iki
seans yapılıyor ve her seans arasında üç saat bulunması gerekiyor.
Kür, 10 günde tamamlanıyor. Bu tedaviyle işitme kaybı nedeniyle
meydana gelen dikkat kusurları ortadan kalkabiliyor.
İşitme kaybı bulunmaksızın işitme sorunu olan hastalarda olumlu
gelişmeler görülüyor. Örneğin, otistiklerle ilgili hipotezlerden
birine göre, bu çocukların tamamına yakınında işitme kusurları bulunuyor.
Otistiklerde elleriyle kulak kapatma çok görülüyor. Aşırı duyarlılık,
acılı işitme nedeniyle kulaklarını kapatırlar. Bu tedaviyle frekanslar
eşit düzeye getirildiğinde duyarlılık kayboluyor, sese katlanabilmeye
başlıyorlar. Disleksialı çocuklarda da işitme kusurları sıkça görülür.
Örneğin, bazı frekanslar sağ kulaktan alınır, o frekans sol kulak
için ya çok zayıf ya da hiç yoktur. Her harfin ayrı bir frekansı
vardır ve harfler bu kusur nedeniyle yanlış algılanır. 'Top' kelimesinin
'pot' olarak algılanması gibi. Bu tedavi sonucunda bu kusurların
giderilmesinde başarı oranı yüksek.
'işitme davranıştır' diyen Dr. Murat Güvençer, bu tedaviyi
uyguladığı hastalar üzerinde olumlu sonuçlar almaya başladığını
belirterek şu örnekleri verdi:
"12 yaşında otistik A.'yı 3.5 yaşından beri izliyorum. Müzik sesine
tahammül edemez, yastıkla kulaklarını kapatırdı. Son iki yıldır
da odasına kapanmaya başlamıştı. 1O seanstan sonra şimdi müzik dinliyor
ve odasından çıktı. S., vantilatöre tahammül edemiyordu ve kapatıyordu.
Şimdi kapalıysa kendisi açıyor. K., agresif, hırçın, hiperaktifbir
çocuktu. Durulmalar gözlemliyorum."
|