Otistikleri 'İşitsel Eğitim'le Tedavi       ( Cumhuriyet Gazetesi 22 Temmuz 1996 )
Orjinal haberi görüntülemek için buraya tıklayınız
(Resimler büyük boyutta olduğundan ekrana gelmesi 1-2 dk. sürebilir)

"12 yaşındaki otistik A., müziğe asla katlanamıyordu. Müzik sesi duyar duymaz kulaklarını yastıklarla kapatıyordu. 1O seanslık tedaviden sonra şimdi müzik dinleyebiliyor".

Psikolog Dr. Murat Güvençer, yurtdışında, yıllardır kullanılan "auditory integration training" (işitsel eğitim) kürünü Türkiye'de uygulamaya başladıktan sonra aldığı ilk sonucu böyle anlattı. Ancak, hemen belirtmek gerekiyorki, bir alet yardımıyla tüm frekansların eşit düzeye getirilmesini, böylece dış dünyanın aynı duyarlıkla algılanmasını amaçlayan bu tedavi, "mucİzevi bir iyileştirme" sağlamıyor. Güvençer, otistik, hiperaktif ve disleksialı çocuklarda olumlu sonuçlar alındığını, ancak hiçbir yarar sağlanamadığı vakalar da bulunduğunu özellikle vurguluyor.

Dr. Güvençer'in verdiği bilgiye göre, "auditory integration training" in yaratıcısı Dr. Guy Berard, tedavide kullanılan cihazı geliştirebilmek için 30 yıl çalışmış. 2 binden fazla hasta bu yöntemden yararlanmış. Dr. Berard'ın 47 otistik hastasından biri tamamen iyileşmiş, ötekilerde de olumlu gelişmeler belirlenmiş. Tedavi görenlerin çoğunluğunda olumlu gelişmeler görülmekle birlikte hiçbir yarar sağlanamayan hastalar da olmuş. Bir grup otistik üzerinde gerçekleştirilen uygulama sonuçlarına göre, dil kullanımında yüzde 62 oranında olumlu gelişme belirlenmiş.

En fazla gelişme dikkatte

Bu otistiklerin yüzde 21'inde ise uygulama sonunda dil kullanımında hiçbir gelişme görülmemiş. Sosyal ilişki konusunda olumlu gelişme oranı yüzde 62, gelişme kaydetmeyen otistik oranı ise yüzde 14. Davranış kontrolünde olumlu gelişme oranı yüzde 50; bu oran, ses hassasiyetinde yüzde 70'e, dikkat konusunda ise yüzde 67.5'e çıkmış.

Psikolog Dr. Murat GÜvençer, yurtdışında 7-8 yıldır kullanılan bu yöntemi Türkiye'ye getirmeden önce uzun süre araştırma yapmış ve uygulamaya karar vermiş. Bir süredir otistik, hiperaktif ve disleksialı (bir çeşit öğrenme bozukluğu) hastalarda bu yöntemi uyguladığını anlatan Dr. Güvençer, bu tedavi yöntemikonusunda şu bilgileri veriyor:

Bu tedavide amaç, tüm frekansların eşit düzeye getirilmesi. Frekansların eşit düzeye getirilmesiyle kişi, dış dünyayı eşit hassasiyetle alıyor. Aşırı hassasiyet varsa bu, yüzde 70 oranında kayboluyor. Bu, her biri yarımşar saatlik toplam 20 saatten oluşan bir kür. Günde iki seans yapılıyor ve her seans arasında üç saat bulunması gerekiyor. Kür, 10 günde tamamlanıyor. Bu tedaviyle işitme kaybı nedeniyle meydana gelen dikkat kusurları ortadan kalkabiliyor.

İşitme kaybı bulunmaksızın işitme sorunu olan hastalarda olumlu gelişmeler görülüyor. Örneğin, otistiklerle ilgili hipotezlerden birine göre, bu çocukların tamamına yakınında işitme kusurları bulunuyor. Otistiklerde elleriyle kulak kapatma çok görülüyor. Aşırı duyarlılık, acılı işitme nedeniyle kulaklarını kapatırlar. Bu tedaviyle frekanslar eşit düzeye getirildiğinde duyarlılık kayboluyor, sese katlanabilmeye başlıyorlar. Disleksialı çocuklarda da işitme kusurları sıkça görülür. Örneğin, bazı frekanslar sağ kulaktan alınır, o frekans sol kulak için ya çok zayıf ya da hiç yoktur. Her harfin ayrı bir frekansı vardır ve harfler bu kusur nedeniyle yanlış algılanır. 'Top' kelimesinin 'pot' olarak algılanması gibi. Bu tedavi sonucunda bu kusurların giderilmesinde başarı oranı yüksek.

'işitme davranıştır' diyen Dr. Murat Güvençer, bu tedaviyi uyguladığı hastalar üzerinde olumlu sonuçlar almaya başladığını belirterek şu örnekleri verdi:

"12 yaşında otistik A.'yı 3.5 yaşından beri izliyorum. Müzik sesine tahammül edemez, yastıkla kulaklarını kapatırdı. Son iki yıldır da odasına kapanmaya başlamıştı. 1O seanstan sonra şimdi müzik dinliyor ve odasından çıktı. S., vantilatöre tahammül edemiyordu ve kapatıyordu. Şimdi kapalıysa kendisi açıyor. K., agresif, hırçın, hiperaktifbir çocuktu. Durulmalar gözlemliyorum."